Çocuğunuz bazen neden üzgün olduğunu anlatamıyor, bazen ise hiç konuşmuyor. Siz de “Ne hissediyor acaba?” diye düşünüyorsunuz — ama bir türlü ulaşamıyorsunuz. Bu his çok yaygın, ve aslında bunun çok güzel bir sebebi var: çocuklar henüz duygularını kelimelerle ifade edemezler.
İşte tam bu noktada oyun terapisi devreye giriyor.
Bu yazıda size deneyimsel oyun terapisini anlatacağım; ne olduğunu, nasıl çalıştığını ve çocuğunuza nasıl yardımcı olabileceğini sade bir dille aktarmaya çalışacağım.
Oyun Bir Çocuk İçin Sadece Eğlence Değildir
Biz yetişkinler konuşarak işleriz. Duygularımızı, sorunlarımızı, çatışmalarımızı dile getirerek anlamlandırırız. Ama çocuklar için bu süreç tam tersi işler: Çocuklar oynayarak işler.
Oyun psikoterapisinin öncü isimlerinden Virginia Axline, çocukların oyunu bir dil olarak kullandığını; oyuncakların ise bu dilin kelimeleri olduğunu söylemiştir. Yani bir çocuk oyun odasında nasıl oynadığı, neyi canlandırdığı, hangi figürleri seçtiği — hepsi bize onun iç dünyası hakkında çok değerli bilgiler verir.
Deneyimsel Oyun Terapisi Nedir?
Deneyimsel oyun terapisi, çocukların doğrudan yaşantı ve deneyim yoluyla kendilerini ifade etmelerine ve iyileşmelerine alan açan bir terapi yaklaşımıdır.
“Deneyimsel” kelimesi burada önemli. Çocuktan bir şeyleri açıklamasını istemiyoruz, bir şeyleri öğretmeye çalışmıyoruz. Bunun yerine çocuğun kendi deneyimine — oyununa, yaratıcılığına, hayal gücüne — güveniyoruz.
Bu yaklaşımda şunlar kullanılabilir:
- Oyun: Kukla oyunu, kum tepsisi, sembolik oyun
- Sanat: Çizim, boyama, kil çalışması
- Hareket: Dans, drama, rol yapma
- Hikaye: Masal oluşturma, figür oyunları
Terapist bu süreçte çocuğa eşlik eder, yönlendirir, ama her zaman çocuğun kendi temposuna ve diline saygı duyar.
Kimler Üzerinde Etkili Olur?
Deneyimsel oyun terapisi özellikle şu durumlarda faydalı olabilir:
Duygusal güçlükler yaşayan çocuklar Aşırı kaygı, öfke patlamaları, sürekli ağlama, korku — bu belirtiler çocuğun içinde taşıdığı bir şeyin dışa vurumudur. Oyun terapisi bu duyguların güvenli bir şekilde dışa çıkmasını sağlar.
Travma yaşamış çocuklar Boşanma süreci, kayıp, fiziksel ya da duygusal bir olumsuz deneyim… Çocuklar bazen bu yaşantıları doğrudan ifade edemezler, ancak oyunda sembolik olarak yeniden canlandırırlar ve bu sayede işleyebilirler.
Sosyal ilişki güçlükleri yaşayan çocuklar Arkadaş edinemeyen, okula uyum sağlayamayan ya da kardeşiyle sürekli çatışan çocuklara oyun terapisi ilişki becerileri kazanma konusunda destek olabilir.
Davranış sorunları olan çocuklar Dikkat dağınıklığı, itaatsizlik, kurallara uymama — bu davranışların çoğunun altında karşılanmamış bir duygusal ihtiyaç ya da dile getirilemeyen bir duygu yatar. Oyun terapisi bu ihtiyacı anlamlandırmaya yardımcı olur.
Seans Nasıl Geçer?
Bu soruyu çok sık alıyorum: “Terapist orada ne yapıyor ki?”
Çok meşru bir soru! Çünkü dışarıdan bakıldığında terapist ve çocuk sadece “oynuyor” gibi görünebilir.
Aslında olan şey çok daha derin.
Seans boyunca terapist:
- Çocuğun oyununu dikkatle izler, onu takip eder
- Güvenli ve yargılamayan bir ortam oluşturur
- Çocuğun duygularını, oyununu, seçimlerini nazikçe yansıtır
- Gerektiğinde oyuna katılır, ama yönü her zaman çocuk belirler
- Çocuğun kendi çözümlerini üretmesine alan açar
Bu süreçte çocuk, belki ilk kez, tamamen kabul gördüğü ve yargılanmadığı bir ilişki deneyimi yaşar. Ve bu deneyimin kendisi başlı başına iyileştiricidir.
Ebeveyn Olarak Benim Rolüm Ne?
Oyun terapisi sadece terapist ile çocuk arasında geçen bir süreç değildir. Siz de bu sürecin önemli bir parçasısınız.
Düzenli aralıklarla ebeveyn görüşmeleri yapılır. Bu görüşmelerde:
- Çocuğunuzdaki değişimleri birlikte değerlendiririz
- Evde nasıl destek olabileceğinizi konuşuruz
- Sürecin nasıl ilerlediğini paylaşırım
Çocuğunuzun terapide neler konuştuğunu ya da oynadığını merak etmeniz çok doğal. Ancak bu bilgilerin büyük çoğunluğu gizli kalır — çünkü güven, terapinin işlemesi için temel koşuldur.
Ne Zaman Yardım Almalıyım?
Her ebeveyn gibi siz de zaman zaman şunu sorabilirsiniz: “Bu normal mi, yoksa yardım almalı mıyım?”
Şu belirtiler sürdüğünde uzman desteği düşünmek mantıklı olabilir:
- Birkaç haftadır devam eden uyku sorunları ya da kabuslar
- Yoğun ve geçmeyen kaygı ya da korkular
- Okula gitmeyi reddetme
- Arkadaş ilişkilerinde sürekli sorun yaşama
- Öfke patlamalarının sıklığı ve yoğunluğu artıyorsa
- Büyük bir değişimin (boşanma, taşınma, kayıp) ardından uzun süre işlevselliğini kaybetmişse
Bu belirtilerin varlığı çocuğunuzda bir şeylerin yanlış olduğu anlamına gelmez. Sadece içindeki bir şeyin dışarıya çıkmak istediğini gösterir. Ve bu çıkışa eşlik edecek bir alan yaratmak mümkün.
Son Olarak
Çocuğunuz için yardım aramak, bir ebeveyn olarak yapabileceğiniz en güçlü şeylerden biridir. “Daha ne kadar bekleyeyim?” sorusunu sormaktan korkmayın — o soruyu sormak başlı başına bir farkındalıktır.
Deneyimsel oyun terapisi veya çocuğunuz için uygun terapi yaklaşımı konusunda sorularınız varsa, benimle iletişime geçebilirsiniz.
Psk. Dan. Hatice Çağıl Kandemir Ankara Çankaya | Bireysel, Çocuk ve Ergen Terapisi 📞 0553 937 50 78 | 📧 info@haticecagilkandemir.com
Kaynaklar
O’Connor, K. J., & Braverman, L. D. (Eds.). (2009). Play Therapy Theory and Practice: Comparing Theories and Techniques (2nd ed.). Wiley.
Axline, V. M. (1947). Play Therapy. Houghton Mifflin.
Landreth, G. L. (2012). Play Therapy: The Art of the Relationship (3rd ed.). Routledge.
Schaefer, C. E. (Ed.). (2011). Foundations of Play Therapy (2nd ed.). Wiley.